" Siyaset" Hakkındaki İçerikler
Kategorilerde
Kitaplarda
- Göçebe Kimlik
- Islam Tarihi Kaynaklari
- Yetkin Düşünce Sayı 02 - Adalet ve Istikrar
- Islam ve Siyaset
- Yetkin Düşünce Sayı 06 - Felsefe, Siyaset ve Ilahiyat
- Yetkin Düşünce Sayı 14 - Söylemden Eyleme Dil Problemi
- Devlet Ve Toplum Felsefesi Üzerine Denemeler
- Siyasi Çalışmada İlkeler
- Doğu`nun Doğuşu Batı`nın Batışı
- Göçebe Kimlik
- Söylem ve Yorum
- Söz ve Taniklik
- Islam ve Siyaset
- Kürt Siyasetinde Örgüt Kültürü
- Takdir ile Tedbir Arasinda Insan
- Toplumun Kurulusu - Etik, Iktisat, Siyaset
- Siyaset Fikhi
- Siyasi Çalışmada İlkeler
- Siyasi Fetvalar
- Yenilik Yasaklama ve Yorum
- Söz ve Taniklik
- Yetkin Düşünce Sayı 02 - Adalet ve Istikrar
- Takdir ile Tedbir Arasinda Insan
- Toplumun Kurulusu - Etik, Iktisat, Siyaset
- Yenilik Yasaklama ve Yorum
- Yetkin Düşünce Sayı 02 - Adalet ve Istikrar
- Yetkin Düşünce Sayı 14 - Söylemden Eyleme Dil Problemi
- Yetkin Düşünce Sayı 23 - Biyopolitika
- Yolda Olmak
- Yolda Olmak
- Zen
Yazarlarda
Basında
Haber7 - Kürt Siyasetinde Örgüt Kültürü http://www.kitaphaber.com.tr/cagdas-islam-siyaset-sisteminde-anayasal-mesruiyet-k1986.htmlBir zamanlar Müslümanların büyük bölümü, Kur’an’ın, anayasaya mehaz teşkil etmesinden ziyade, bizzat anayasanın kendisi olduğunu “yüksek perdeden” dile getirirdi. Adeta, Kur’an, bir hidayet kitabı olmaktan ziyade, anayasa kitabı idi. Mutlaka, Kur’an, her şeyden önce bir hidayet kitabı olmasının yanında, hükümler içeren yönü itibarıyla da, kanun, daha açıkçası hukuk kitabı olmayı da hak ediyordu. Zira içeriğinde, diğer mevzuların yanında az bir yer kaplıyor olsa da, ahkâm ayetleri belirgin bir özelliğe sahipti. Buna rağmen, nedense, onun henüz mücmel hale gelmediğini bildiğimiz Hz. Muhammed(s) dönemini istisna kıldığımızda, ilk halifeden bu yana, ta modern dönemlere kadarki süreçte, Sünni ve Şii cenahta, İslâm’a uygun olup olmadığı bir tarafa, hemen her kesimin, kendi meşruiyetlerini Kur’an üzerinden İslâm’da arandığı gerçeğine bakıldığında dahi, parçacı yaklaşımlarla birlikte, Kur’an’ın bizzat bir anayasal metin olarak düşünülmediğini görmekteyiz…
Çağdaş İslâm Siyaset Sisteminde ANAYASAL MEŞRUİYET http://www.kitaphaber.com.tr/cagdas-islam-siyaset-sisteminde-anayasal-mesruiyet-k1986.html
Bir zamanlar Müslümanların büyük bölümü, Kur’an’ın, anayasaya mehaz teşkil etmesinden ziyade, bizzat anayasanın kendisi olduğunu “yüksek perdeden” dile getirirdi. Adeta, Kur’an, bir hidayet kitabı olmaktan ziyade, anayasa kitabı idi. Mutlaka, Kur’an, her şeyden önce bir hidayet kitabı olmasının yanında, hükümler içeren yönü itibarıyla da, kanun, daha açıkçası hukuk kitabı olmayı da hak ediyordu. Zira içeriğinde, diğer mevzuların yanında az bir yer kaplıyor olsa da, ahkâm ayetleri belirgin bir özelliğe sahipti. Buna rağmen, nedense, onun henüz mücmel hale gelmediğini bildiğimiz Hz. Muhammed(s) dönemini istisna kıldığımızda, ilk halifeden bu yana, ta modern dönemlere kadarki süreçte, Sünni ve Şii cenahta, İslâm’a uygun olup olmadığı bir tarafa, hemen her kesimin, kendi meşruiyetlerini Kur’an üzerinden İslâm’da arandığı gerçeğine bakıldığında dahi, parçacı yaklaşımlarla birlikte, Kur’an’ın bizzat bir anayasal metin olarak düşünülmediğini görmekteyiz…